Dolgu uygulamalarından sonra görünümün yeniden düzenlenmesi, daha önce uygulanmış dolgunun azaltılması veya istenmeyen bir dolgu yerleşiminin değerlendirilmesi gerekebilir. Ancak böyle durumlarda yalnızca dışarıdan yapılan muayene, dolgunun cilt altındaki konumunu anlamak için her zaman yeterli olmayabilir.
Çünkü dolgu materyali cilt altında;
-
Farklı anatomik düzlemlerde bulunabilir,
-
Uygulama yapılan alanın dışına ilerleyebilir,
-
Belirli bölgelerde yoğunlaşabilir,
-
Yüzeysel ya da daha derin dokularda yerleşebilir.
USG ile dolgu eritme, mevcut dolgu materyalinin ultrasonografi ile görüntülenerek anatomik yerleşiminin değerlendirilmesi ve uygun durumlarda eritme işleminin bu görüntüler doğrultusunda planlanmasıdır.
USG’nin bu süreçteki rolü yalnızca dolgunun nerede olduğunu göstermek değildir. Dolgunun hangi doku planında bulunduğu, çevresindeki anatomik yapılarla ilişkisi ve hangi bölgenin müdahale gerektirdiği gerçek zamanlı olarak değerlendirilebilir.
Hyalüronik asit bazlı dolguların eritilmesinin uygun olduğu durumlarda ise hyalüronidaz uygulaması, ultrason görüntüleri doğrultusunda hedeflenen bölgeye yönelik olarak planlanabilir.
USG ile Dolgu Eritme Nedir?
USG ile dolgu eritme, daha önce uygulanmış dolgunun cilt altındaki gerçek anatomik yerleşiminin ultrasonografi ile değerlendirilmesi ve gerekli görülen bölgelere yönelik eritme işleminin bu değerlendirmeye göre planlanmasıdır.
USG, yani ultrasonografi, yüksek frekanslı ses dalgaları kullanarak yumuşak dokuların gerçek zamanlı görüntülenmesini sağlayan ve radyasyon içermeyen bir görüntüleme yöntemidir.
Ultrasonografi ile dolgunun;
-
Bulunduğu anatomik bölge,
-
Yüzeysel veya derin yerleşimi,
-
Hangi doku düzleminde olduğu,
-
Doku içerisindeki dağılımı,
-
Belirli alanlarda yoğunlaşıp yoğunlaşmadığı,
-
Çevresindeki anatomik yapılarla ilişkisi
değerlendirilebilir.
Böylece işlem yalnızca dışarıdan görülen kabarıklık, hacim artışı veya düzensizlik dikkate alınarak değil, dolgunun cilt altındaki gerçek konumu da göz önünde bulundurularak planlanabilir.
USG Dolgu Eritme İşleminde Neden Kullanılır?
Yüz anatomisi, çok sayıda yapının birbirine oldukça yakın bulunduğu kompleks bir bölgedir.
Cilt altında;
-
Yağ kompartmanları,
-
Kas yapıları,
-
Bağ dokuları,
-
Sinirler,
-
Arteriyel ve venöz damarlar,
-
Farklı anatomik doku planları
bir arada bulunur.
Daha önce uygulanmış dolgu materyalleri de bu anatomik katmanların farklı seviyelerinde yerleşmiş olabilir.
Özellikle birden fazla dolgu uygulaması yapılan kişilerde, dışarıdan tek bir alan gibi görünen bölgede farklı derinliklerde veya farklı anatomik düzlemlerde birden fazla dolgu birikimi bulunabilir.
Ultrasonografi bu durumda;
-
Dolgunun gerçek konumunu belirlemeye,
-
Hangi doku planında yer aldığını değerlendirmeye,
-
Müdahale edilmesi gereken alanı ayırt etmeye,
-
Çevredeki anatomik yapıları incelemeye,
-
Gereksiz yere geniş bir alana işlem yapılmasından kaçınmaya,
-
İşlemin daha hedefli ve kontrollü planlanmasına
yardımcı olur.
Bu nedenle ultrasonografi yalnızca dolgunun görüntülendiği bir yöntem değildir. Elde edilen görüntüler, gerekli durumlarda yapılacak müdahalenin planlanmasına ve yönlendirilmesine de yardımcı olabilir.
USG ile Dolgu Eritme Nasıl Yapılır?
USG ile dolgu eritme işleminin ilk aşaması ayrıntılı bir değerlendirmedir.
Öncelikle;
-
Daha önce hangi bölgelere dolgu yapıldığı,
-
Uygulamanın ne zaman gerçekleştirildiği,
-
Biliniyorsa kullanılan dolgunun içeriği,
-
Kişinin mevcut şikâyetleri ve klinik bulguları
değerlendirilir.
Ardından ilgili bölge ultrasonografi ile incelenir.
Bu inceleme sırasında dolgunun;
-
Yerleşim düzlemi,
-
Derinliği,
-
Doku içerisindeki dağılımı,
-
Belirli bir alanda yoğunlaşıp yoğunlaşmadığı,
-
Çevresindeki dokularla ilişkisi
görüntülenir.
Eğer hyalüronik asit bazlı bir dolgunun azaltılması veya eritilmesi uygun görülürse, hedeflenen bölgeye hyalüronidaz uygulanması planlanabilir.
USG rehberliği sayesinde müdahale edilmesi planlanan alanın anatomik yerleşimi işlem sırasında da görüntülenebilir.
Süreç temel olarak;
görüntüleme → değerlendirme → hedef alanın belirlenmesi → gerekli müdahalenin planlanması
şeklinde ilerler.
USG ile Dolgu Eritmede Hedefe Yönelik Müdahale Ne Anlama Gelir?
Dolgu eritme işlemi her zaman geniş bir bölgeye hyalüronidaz uygulanması veya mevcut dolgunun tamamının eritilmesi anlamına gelmez.
Ultrasonografi, hangi bölgedeki dolgunun müdahale gerektirdiğini belirlemeye yardımcı olabilir.
Örneğin;
-
Yüzeysel yerleşmiş dolgu,
-
Belirli bir bölgede yoğunlaşmış materyal,
-
Kontur düzensizliğine neden olan bölüm,
-
Uygulandığı alanın dışına ilerlemiş dolgu,
-
İstenmeyen anatomik düzlemde bulunan materyal
ayrı ayrı değerlendirilebilir ve gerekli görülen alan hedeflenebilir.
Buradaki amaç, işlem planını mümkün olduğunca mevcut anatomik bulgulara göre oluşturmaktır.
Dolgunun tamamının mı yoksa yalnızca belirli bir bölümünün mü azaltılması gerektiği ise kişiye ve ultrasonografik bulgulara göre değerlendirilir.
USG Dolgu Materyalini Gösterir mi?
Ultrasonografi, birçok dolgu materyalinin doku içerisindeki yerleşiminin değerlendirilmesine yardımcı olabilir.
Dolgunun USG’deki görünümü kullanılan materyalin içeriğine, yoğunluğuna, uygulandığı bölgeye ve doku içerisindeki yerleşimine göre farklılık gösterebilir.
USG ile;
-
Dolgunun hangi bölgede bulunduğu,
-
Yüzeysel mi yoksa derin mi yerleştiği,
-
Doku içerisinde nasıl dağıldığı,
-
Belirli alanlarda birikim gösterip göstermediği,
-
Çevresindeki dokularla ilişkisi
incelenebilir.
Bu değerlendirme özellikle geçmişte birden fazla dolgu uygulaması yapılan kişilerde önem kazanabilir.
Çünkü farklı dönemlerde yapılan dolguların hangi anatomik düzlemde bulunduğunu yalnızca dışarıdan bakarak veya elle muayene ederek her zaman net biçimde anlamak mümkün olmayabilir.
Dolgu Göçü USG ile Görülebilir mi?
Dolgu materyalinin uygulandığı bölgenin dışına ilerlemesi, dolgu göçü veya dolgu migrasyonu olarak adlandırılır.
Dolgu migrasyonu dışarıdan;
-
Bölgesel kabarıklık,
-
Hacim düzensizliği,
-
Asimetri,
-
Kontur değişikliği
şeklinde fark edilebilir.
Ancak görülen değişikliğin gerçekten dolgu migrasyonundan kaynaklanıp kaynaklanmadığını ve dolgunun hangi anatomik düzlemde ilerlediğini yalnızca dışarıdan değerlendirmek her zaman yeterli olmayabilir.
USG ile;
-
Dolgunun mevcut konumu,
-
Uygulandığı bölgenin dışına ilerleyip ilerlemediği,
-
Doku içerisindeki yayılımı,
-
Yüzeysel veya derin yerleşimi,
-
Çevresindeki yapılarla ilişkisi
değerlendirilebilir.
Elde edilen görüntülere göre müdahale gerektiren bölgeler belirlenebilir ve işlem buna göre planlanabilir.
Her Dolgu USG ile Eritilebilir mi?
Her dolgu materyali aynı yöntemle eritilemez.
Dolgu eritme işlemi en sık hyalüronik asit bazlı dolgular için değerlendirilir. Uygun durumlarda hyalüronik asidi parçalayabilen hyalüronidaz enzimi kullanılabilir.
Ancak;
-
Kalıcı dolgu materyalleri,
-
Hyalüronik asit dışında bir içeriğe sahip dolgular,
-
İçeriği bilinmeyen materyaller
farklı şekilde değerlendirilmelidir.
USG, bu materyallerin doku içerisindeki konumu ve görüntüleme özellikleri hakkında bilgi sağlayabilir. Ancak kullanılan dolgunun içeriğini yalnızca ultrason görüntüsüne bakarak her zaman kesin olarak belirlemek mümkün değildir.
Bu nedenle geçmiş uygulamalara ait bilgiler, kişinin klinik bulguları ve ultrasonografik değerlendirme birlikte ele alınır.
Dolgunun Tamamının Eritilmesi Gerekir mi?
Hayır. Dolgu eritme işlemi her zaman mevcut dolgunun tamamının ortadan kaldırılması anlamına gelmez.
Bazı durumlarda yalnızca sorun oluşturan veya yeniden düzenlenmesi gereken bölgeye müdahale edilmesi yeterli olabilir.
Bu alanlar;
-
Yüzeysel yerleşmiş dolgu,
-
Kontur düzensizliğine neden olan materyal,
-
Belirli bir bölgede yoğunlaşmış dolgu,
-
Migrasyon gösteren bölüm,
-
İstenmeyen anatomik düzlemde bulunan materyal
olabilir.
Ultrasonografik değerlendirme, hangi bölgelerin işlem kapsamına alınması gerektiğinin belirlenmesine yardımcı olur.
İşlem Sırasında USG Kullanılabilir mi?
USG’nin önemli özelliklerinden biri gerçek zamanlı görüntüleme sağlamasıdır.
Bu nedenle USG yalnızca işlemden önce dolgunun yerini belirlemek için değil, gerekli durumlarda işlem sırasında uygulamanın yönlendirilmesi amacıyla da kullanılabilir.
Hedeflenen bölgenin ve çevresindeki anatomik yapıların görüntülenmesi, yapılacak müdahalenin mevcut anatomik bulgular doğrultusunda planlanmasına yardımcı olur.
Böylece işlem yalnızca tahmini anatomik konuma göre değil, o kişide görüntülenen mevcut anatomi ve dolgunun gerçek yerleşimi dikkate alınarak gerçekleştirilebilir.
USG ile Dolgu Eritme Kaç Seans Sürer?
USG ile dolgu eritme için herkes açısından geçerli standart bir seans sayısı yoktur.
Seans planını etkileyen başlıca faktörler;
-
Dolgunun içeriği,
-
Dolgu miktarı,
-
Anatomik yerleşimi,
-
Doku içerisindeki dağılımı,
-
Daha önce yapılan dolgu uygulamaları,
-
İşlemden beklenen hedef
olarak sıralanabilir.
Bazı durumlarda tek seans yeterli olabilir.
Ancak dolgunun farklı anatomik düzlemlerde bulunması, geniş bir alana yayılması veya birden fazla bölgede değerlendirilmesi gerekmesi durumunda işlem kademeli olarak planlanabilir.
Bu nedenle gerekli seans sayısı klinik ve ultrasonografik değerlendirme sonrasında kişiye özel olarak belirlenir.
USG ile Dolgu Eritme Sonrasında Ne Olur?
İşlem sonrası süreç, uygulama yapılan bölgeye ve yapılan işlemin kapsamına göre kişiden kişiye değişebilir.
Erken dönemde;
-
Kısa süreli hassasiyet,
-
Ödem,
-
Uygulama bölgesinde geçici görünüm değişiklikleri
görülebilir.
Takip sürecinde;
-
İşlem yapılan bölgenin görünümü,
-
Dokunun verdiği yanıt,
-
Mevcut dolgunun durumu,
-
Kontur değişiklikleri,
-
Ek bir değerlendirme veya müdahale gerekip gerekmediği
gözden geçirilir.
Gerekli görülürse bölge yeniden ultrasonografi ile değerlendirilebilir ve kalan dolgu materyalinin yeri incelenebilir.
Bu nedenle USG yalnızca işlem öncesindeki planlamada değil, ihtiyaç halinde işlem sonrası takipte de kullanılabilir.
USG ile Dolgu Eritmenin Temel Avantajı Nedir?
USG rehberli yaklaşımın en önemli özelliklerinden biri, dolgu materyalinin cilt altındaki gerçek anatomik yerleşiminin işlem planına dahil edilmesidir.
USG;
-
Dolgunun nerede bulunduğunu,
-
Hangi anatomik düzlemde yer aldığını,
-
Doku içerisinde nasıl dağıldığını,
-
Çevresindeki yapılarla ilişkisini,
-
Hangi bölgenin hedeflenmesi gerektiğini
değerlendirmeye yardımcı olur.
Böylece işlem yalnızca dışarıdan görülen değişikliğe göre değil, cilt altında görüntülenen mevcut bulgular doğrultusunda planlanabilir.
Bu yaklaşım özellikle dolgunun yerinin net olmadığı, daha önce birden fazla uygulama yapıldığı, migrasyon şüphesi bulunduğu veya yalnızca belirli bir alanın hedeflenmesinin istendiği durumlarda daha ayrıntılı bir değerlendirme yapılmasına olanak sağlar.
USG ile Dolgu Eritme Hakkında Sık Sorulan Sorular
USG ile dolgu eritme nedir?
USG ile dolgu eritme, mevcut dolgunun ultrasonografi ile görüntülenerek cilt altındaki yerleşiminin değerlendirilmesi ve uygun hyalüronik asit bazlı dolgularda eritme işleminin elde edilen görüntüler doğrultusunda planlanmasıdır.
USG ile dolgu eritme nasıl yapılır?
Öncelikle dolgunun cilt altındaki konumu USG ile değerlendirilir. Dolgunun yerleşim düzlemi, doku içerisindeki dağılımı ve çevresindeki yapılarla ilişkisi incelenir. Uygun görülen hyalüronik asit bazlı dolgularda daha sonra hedeflenen bölgeye yönelik hyalüronidaz uygulaması planlanabilir.
USG yalnızca işlem öncesinde mi kullanılır?
Hayır. Ultrasonografi işlem öncesindeki değerlendirmenin yanı sıra gerekli durumlarda uygulamanın yönlendirilmesinde ve işlem sonrasındaki kontrolde de kullanılabilir.
USG dolgunun tam olarak nerede olduğunu gösterir mi?
Ultrasonografi, dolgu materyalinin bulunduğu anatomik düzlemin, derinliğinin ve doku içerisindeki dağılımının değerlendirilmesine yardımcı olur.
Dolgu eritilirken damar yapıları görülebilir mi?
Ultrasonografi ve gerekli durumlarda Doppler görüntüleme ile bölgedeki damar yapıları değerlendirilebilir. Böylece çevredeki vasküler anatomi de işlem planlamasında dikkate alınabilir.
Dolgu göçü USG ile anlaşılır mı?
Ultrasonografi, dolgunun uygulandığı bölgenin dışına ilerleyip ilerlemediğinin ve mevcut durumda hangi anatomik düzlemde bulunduğunun değerlendirilmesine yardımcı olabilir.
Eski dolgular USG ile görülebilir mi?
Daha önce uygulanmış birçok dolgu materyalinin doku içerisindeki yerleşimi ultrasonografi ile değerlendirilebilir. Ancak görüntüleme özellikleri dolgunun içeriğine, bulunduğu bölgeye ve doku içerisindeki yerleşimine göre değişiklik gösterebilir.
Her dolgu hyalüronidaz ile eritilir mi?
Hayır. Hyalüronidaz özellikle hyalüronik asit bazlı dolguların eritilmesinde kullanılır. Kalıcı veya farklı içeriğe sahip dolgu materyallerinde farklı değerlendirme ve tedavi yaklaşımları gerekebilir.
Dolgunun tamamını eritmek şart mıdır?
Hayır. Ultrasonografik değerlendirmeye göre yalnızca istenmeyen yerleşim gösteren, migrasyon bulunan veya kontur düzensizliğine neden olan belirli alanların hedeflenmesi planlanabilir.
USG İle Dolgu eritme işlemi tek seansta tamamlanır mı?
Bazı durumlarda tek seans yeterli olabilir. Ancak dolgunun miktarı, doku içerisindeki dağılımı ve anatomik yerleşimine göre işlemin birden fazla seansta, kademeli olarak planlanması gerekebilir.
USG İle Dolgu eritme işleminden sonra tekrar ultrason yapılabilir mi?
Evet. Gerekli durumlarda kalan dolgunun yerini ve işlem yapılan bölgenin mevcut durumunu değerlendirmek amacıyla kontrol ultrasonografisi yapılabilir.
USG ile Dolgu Eritmede Görüntüleme ve Müdahalenin Birlikte Planlanması
USG ile dolgu eritme, yalnızca mevcut dolgunun cilt altında nerede bulunduğunu tespit etmeye yönelik bir görüntüleme işlemi değildir.
Ultrasonografi ile dolgunun;
-
Anatomik yerleşimi,
-
Doku içerisindeki dağılımı,
-
Çevresindeki yapılarla ilişkisi,
-
Müdahale edilmesi gereken alanlar
değerlendirilebilir.
Hyalüronik asit bazlı dolguların eritilmesinin uygun olduğu durumlarda, elde edilen görüntüler doğrultusunda hedefe yönelik hyalüronidaz uygulaması planlanabilir. İhtiyaç halinde ultrasonografi işlem sırasında ve takip sürecinde de kullanılabilir.
Bu yaklaşım, görüntüleme ile girişimsel işlemin aynı plan içerisinde değerlendirilmesini sağlar. Böylece dolgu eritme süreci yalnızca dışarıdan görülen değişikliklere göre değil, dolgunun cilt altındaki mevcut yerleşimi ve kişinin anatomik özellikleri dikkate alınarak planlanabilir.